5 Macera Fikri – 26 Ocak 2012

Selam,

Geçenlerde facebooktan gelen bir istek üzerine, aklına macera gelmeyen bir DM’e kolayca çeşitlendirebileceği macera fikri verdim. Bundan yola çıkarak da, bloga her hafta 5 adet macera fikri koyabileceğimi düşündüm. Ocağın son haftasının macera fikirlerini aşağıda bulabileceksiniz.

İşleyişi şu şekilde olacak: D&D tabanlı olacak. Sistemden bağımsız olacak fakat sistemlerle ilgili bazı ince noktalar da yer alabilir (yerine göre).

Macera İsmi: Açıklayıcı metin. Hangi karakterlere uygun olabileceğ. Ekstra tavsiyeler.

26.01.2012 Macera Fikirleri:

  1. Dev Tüccarlar: Oyuncuların bulunduğu şehrin az dışına bir dev kervanı gelmiştir. Seviyelerine göre tepe devinden bulut devlerine kadar değişebilir. Ek olarak, bunların geldiği yer olarak bir yerleşimleri olduğunu varsayabilirsiniz. Ya da küçük ırkların şehirleri arasında dolaşıyor da olabilirler. Ama bu şehirler, korumaları ve dev hayvanlarıyla beraber ortalama bir orduyu dövebilecek bu kervanın şehrin yakınında olmasından rahatsızdır. Çoğunluk, bu devlerin tüccar kisvesi altında şehrin savunmasını ölçtüklerini düşünüyordur. Bu yüzden işin gerçeğini öğrenecek maceracılara gerek vardır.
    Devlerin zeka ve kötülük derecesine göre bu şüpheler gerçek olabilir de, olmayabilir de. Tepe devleri bu şekil organizasyonlara yetecek zekaya pek sahip değilken, ateş devlerinden böyle numaralar çıkabilir.
    İşin oyunculara yansıyan kısmı ise, normal tüccarlardan bulamayacakları tehlikeli ya da garip eşyaları bunlardan alabilirler. Aynı zamanda, eğer şehri iyi niyetli olduklarına ikna ederlerse devlerden çok da iyi müttefikler olur. Hele ki bu devler aslında kötü niyetliyse ve oyuncularla bir anlaşmaya varabilirlerse.
    Genelde büyü kullanıcısı olmayan sınıflar idealdir.
  2. Uçan Şehir: Yüzelli yılda bir bu civarlardan geçen uçan şehir, uğrayanların taşıyabileceklerinden fazla hazineyle döndükleri bir yer olarak bilinir. Son geçişinin üzerinden tesadüf o ki, tam yüzelli yıl geçmiştir. Etraf maceracı ve bunları avlayarak geçinmek isteyen haydutlarla dolup taşmaktadır.
    Bu maceranın gidişatına göre uçan şehir terk edilmiş ya da edilmemiş olabilir. Maceracıların hazine kazanma yöntemleri de yine bu doğrultuda değişebilir. Nasıl?
    Eğer şehir terk edilmişse, içinde yine terk edilmiş hazineler ve bunların koruyucuları vardır. Aynı zamanda bu hazineleri hedefleyen diğerlerini alt ederek de çeşitli ganimetler elde edilebilir.
    Eğer şehirde yaşayanlar varsa, çeşitli istekleri karşılığında kendileri için önemsiz fakat yeryüzünde yaşayanlar için çok değerli olan şeyler verebilirler. Yine bu ödüller peşinde koşan diğerleriyle mücadelelerden elde edilen hazineler işe yarayabilir.
    Genelde uçma ve hareket büyülerine hakim bir/birkaç büyü kullanıcısının olduğu gruplara oynatmak uygun olur. Eğer grupta böyle kişiler yoksa, fırsattan istifade orada satış yapmaya gelmiş birilerinden bunları bulabilirler (tabi ki fahiş fiyata)
  3. Vizyoner(1): Fantastik diyarlarda her iki nesilde bir, vahşi ırklardan (goblinoid ve orclar) karizmatik bir lider çıkıp bunları güruhlar halinde yönlendirme becerisini gösterir. Bu seferki, yılan ağzı diye bir yerdeki kabileleri birleştirmiştir. Maceracılara da, bu yere gidip lideri alt etmek düşer.
    Yılan ağzı denen yer, sadece ölümsüzlerin hatırlayacağı kadar eski zamanlarda yaşayan, dağ büyüklüğünde bir yılanın değiştirmiş olduğu deridir. Taştan daha sert bu kabuktan çıkan yılana ne olduğu bilinmese de, kalan devasa tünel dünyanın derinliklerine doğru giden tehlikeli bir mağara haline gelmiştir. Kıvrılarak giden bu mağaraların derinliklerine indikçe daha garip ve ölümcül düşmanlara rastlanır.
    Her sınıfa uygundur.
  4. Kızgın Ejderha(1): Bir sebepten kızdırılan ejderha, maceracıların bulunduğu köye tanrılar tarafından hediye edilen kutsal bir eşyayı kapıp götürmüştür. Bunun üzerine, yeterince kahramanca davranıp eşyayı koruyamadıkları için köy halkı (ve orada bulunan maceracılar) bir lanetle cezalandırılır. Laneti kaldırmak için gidip eşyayı ejderhadan almalı ya da çalmalıdırlar.
    Her sınıfa uygundur.
  5. Şeytanın Çocuğu: Köydeki çiftçilerden birinin kızı, bir cambion doğurmuştur (şeytan kanına sahip insansı). Çiftçi de dahil herkes bundan kızı suçlamaktadır. Kız ise bunun neden olduğuna dair hiç bir şey söylemez. Görünüşe göre şeytanlarla anlaşma yapan bir kişi vardır ve bu tüm topluma büyük belalar açacaktır. Maceracılar bu kişinin kim olduğunu keşfetmeli ve bu sorunu çözmelidirler.
    Eğer kız, herhangi bir sebepten dolayı şeytanlarla ilişkiye girmişse, ruhunu kaybettiğini düşünebilirsiniz. Aslında o vücutta bir şeytan vardır ve çocuğunu korumak için her şeyi yapabilir. Ya da masum olabilir, ailesinden birini ya da sevdiği kişiyi ölümden kurtarmak için anlaşma yapmış olabilir. Ortaya çıktığı zaman karakterler, anlaşmayı bozmak ya da bozmamak arasında tercih yapmak zorunda kalırlar. Ve eğer bozarlarsa, kızın ruhunu almaya gelen şeytanla da mücadele etmelidirler.
    Eğer çiftçi ya da kızın ailesinden birisi şeytanlarla anlaşmışsa; kızı ikna ederek ya da zorla rituale katmış olabilir. Bu durumda kızı kurtarmaları ve yine anlaşma bozulduğu için gelen cezayla mücadele etmeleri gerekir.
    Kızın sevdiği kişi şeytanlarla anlaşmışsa (ve kızı bir şekilde bu işe dahil etmişse) ya da köyden birinin kılığındaki bir şeytansa, bununla mücadele ederek kızın ruhunu kurtarmaları gerekir.
    Temel olarak bu macerada verilmesi gereken iki karar var. Birincisi, anlaşmayı bozup bozmamak. Eğer sadece cambion çocuğun doğması üzerine bir anlaşma varsa, şeytanların çocuğu alıp geri kalanla ilgilenmeyeceklerini varsayabilirsiniz. Ölümden dönen kişi yaşamına devam edebilir, alınan zenginlikler kalabilir vs.
    Eğer ki mesele sadece çocuk değilse işler karışır. İşin içinde satılmış ruhlar filan varsa ve bu ruhlar teslim edilmişse onları almak için ya cehenneme gidilmeli ya da şeytan bir şekilde kandırılarak ruhlar geri alınmalıdır. Eğer kaba kuvvete başvurulursa sadece şeytan yenildiğinde belli bir süreliğine dünyaya bizzat müdahale edemez. Fakat müttefikleri ve takipçileri yoluyla işlerin peşinden koşmaya devam edebilir.
    İkinci karar, çocukla ilgili. Anlaşma bozulsa da bozulmasa da çocuğun yaşamasına izin verilip verilmeyeceği konusu oyunculara kuvvetli bir ahlaki ikilem sunar. Kızın, çocuğun şekline bakmadan evladını ölümüne koruyacağını ve tehdit anında, daha önce vermediyse bile ruhunu güvenliklerine karşılık hemen şeytanlara verebileceğini değerlendirmek gerekir.
    Her sınıfa uygundur.

Bazılarında (1) var. Bunlar, ileriki haftalarda benzeri olabilecek genel başlıklar. Yani vizyoner liderleri içeren maceralar vizyoner(2), kızgın ejderhaları içeren maceralar kızgın ejderha(2) diye devam edebilir.

 

No related posts.

Post a comment