On numara RPG Blogu

İlginç Oyun Kafaları 1 – Zeki Eşyalardan Karakter Yapma

by ghauldin

Çok ilginç bir fikir bu. Oyuncunun bir karakter olarak zeki eşya ile oynaması fikri hep aklımdaydı. (Teee yıllar önce fransızca anime kanalında SPACE ADVENTURE COBRA izlerken benzer bir konsept görmüştüm. O zamandan beri ara ara kafamı kurcalar) İşbu ilk taslakta, biraz felsefi biraz tasarımcı gözüyle yaklaşarak konuyu maddeleyeceğim.

Bu konular hep tartışmaya açıktır. Fikrinizi yazın, okuyalım. Ben bir ara kafamdaki fikirleri bütünlüklü bir hale getirirsem yazmayı düşünüyorum.

Eşyadan neden oyuncu karakteri olmaz?

1) Eşya kendini tutana bağımlıdır. Yüksek ego ile kontrol sağlama mekaniği bu konuda güvenilir değildir.

Bunun için oyunun ortak mekaniklerine çok karışmayan bir sistem yazılması şart. Benim seçimim, eşyaların kendilerini golemlere veya benzer zekasız varlıklara taşıtmaları yönünde. Zekasız canavarların ego sahibi eşyalarla olan ilişkisini yeniden düzenlemekkural değişikliklerinin çok kısıtlı bir alanda kapalı kalmasını sağlayacaktır.
2) Eşya class sahibi olamaz, level alamaz. Feat, skill, calss ability gibi özelliklere erişimi kesinlikle yoktur. Kurallar zeki eşyaların daha da geliştirilmesini pek öngörmemiştir.

Buradaki en basit çözüm, bunu sorun olarak gören grupların bu tip oyunlar oynamaması. Onun dışında büyülü eşyaların geliştirilmesi için gereken para ve malzemelerin formülü belli. Onun üzerinden ufak tefek oynamalar yapılabilir. eşayalar biriktirdikleri kaynaklarla kendilerini geliştirtebilirler.

 

Eşyadan neden oyunucu karakteri olur?

1) Zeki eşyalar bir amaca yönelik yapılırlar. Varlık amaçları ile karakterleri tamamen örtüşür. Bu sebepler karakterleri detaysız ve karikatürizedir.

Yukarıda yazdığım tanım gördüğüm masaüstü oyun karaterlerinin ezici çoğunluğu için de geçerlidir. Eşyanın bu özelliğinin oyuncuyu çok memnun edeceğini düşünüyorum.

2) Eşyalar humanoidlerden çok daha sağlamdır kolay kolay ölemezler.

Bunun getirisi belli, hem kasap DMlerin oyuncu öldürmeme telaşını, hem de oyuncuların kasap DMe karşı olan korkusunu hafifletir.

 

Tartışmaya çok açık konular.

1) Zeki eşyalar için XP sistemi entegre edilse olur mu?

2)XP olursa eşyalar için özel bir sınıf gelişim tablosu yazmak lazım, bu tablo nasıl ayarlanır? Eşyalar için değişik sınıflar lazım mı? Unearthed Arcana kitabındaki basitleştirilmiş sınıflar bu iş için kullanılır mı?

 

 


Bükülmez Kalkan Oyun Rehberi (Kitap 1 Bölüm 2 – Bükülmez Kalkan, Manastır)

by Erlik

Araştırmama, Bükülmez Kalkan’ın çıkış yeri olan Manastır’dan başlamaya karar verdim. Buraya, Obron’dan yola çıktığınızda, tarlaları aşarak düzgün bir yoldan ulaşabilirsiniz. Bir gün bile sürmeyen bu mesafede, şehirle manastır arasındaki savaşta birinin diğerine nasıl üstünlük kurup ezemediği konusunda merak uyandırıyor.

Read the rest of this entry »


Alp’in Oyun Endüstrisiyle İlgili Yazısına Cevap

by Erlik

Merhaba,

Bu yazımda Alp’in yazdığı Oyun Endüstrisi Eleştirisi yazısına cevap yazacağım.

Sevgili Alp, yazındaki ana fikir “Bilgisayar oyununu masaüstü gibi istiyorum.” ama kazın ayağı öyle değil. Read the rest of this entry »


Fikir Fırtınası 2 – Düşündüğüm Sistem Devam

by Erlik

Düşündüğüm sistemi anlattığım daha önceki yazımın üstüne Google+’ta bir yorum geldi. Daha sonradan bloga da aktarılan o yorumu buradan görebilirsiniz.

Aşağıdan da benim cevap amaçlı yazdığım makaleyi okuyabilirsiniz.

Cevap yazan arkadaşımın G+ profili: Gökçe Ozan Toptaş

Read the rest of this entry »


Oyun Endüstrisinden Ne Köy Olur Ne Kasaba

by ghauldin

Geçenlerde ilk defa Mass Effect’i kurup oynadım.

Mass Effect, sanayi tipi oyunları incelemek için çok iyi bir örnek. Konu hakkında az buçuk fikri olan herkes, oyunun sunduğu rol derinliğinin tabaktan sığ olduğu konusunda hemfikir. Bu konu hakkında sayfalarca yazı yazılabilir, ama hem dağınık olur, hem de Mass Effect markasına has olmayan problemlere de girmek gerekir. Çok karıştırmamak için konuyu Mass Effectdeki seçim felsefesi üzerinden değerlendireceğim. Read the rest of this entry »


Deli Adamın Resimleri -2

by ghauldin

Deli adam, sanatsal yönelimini bir anda tamamen değiştirdi. Sanki hayatı yeni keşfeden bir çocukmuşcasına hayatın akışını resimlerine aktarıyordu. Resimlerine adadığı sevgi ve ilgi, ona ün ve servet kazandıran işleriyle karşılaştırınca gerçekten de çocuksu kalıyordu. Hayalciler deli adamın bu davranışına anlam veremediler ama deli adamın yeni resimlerinin güzelliğini reddetmek anlamsızdı. Bazıları, deli adamın maddiyata gömülmüş hayatlarımızı eleştirmek için tarzını değiştirdiğini idda ettiler; diğerleri, deli adamın aslında hala aynı şeyleri çizdiğini, sadece artık azıcık detay kattığını öne sürdüler. Read the rest of this entry »


Deli Adamın Resimleri -1

by ghauldin

Gözleri kapalıyken görenler üzerine.

Deli bir adam, gözlerini kapatınca gördüğü şeylerin resmini yapmak istedi. Balya balya siyah karton aldı, toptancısından ucuza bol miktarda floresan boya buldu ve evinin en iyi ışık alan odasını stüdyoya çevirdi.

Deli adamın resimleri, düşünürlerin ve hayalcilerin dünyasında heyecanla karşılandı. Deli adam betimlediği şeylere fosfen denildiğini bilmiyordu, daha önce pek çok kişinin fosfen denilen sanal görüntüleri resmetmeyi denediğinden de habersizdi. Daha önceki örneklerin hiçbiri deli adamın resimlerindeki garip şekiller ve hastalıklı renkler kadar cezbedici değildi. En azından hayalciler ve düşünürler öyle diyordu. Read the rest of this entry »


Sosyal Karşılaşmalarda DM’in Yeri

by Erlik

Merhaba,

Bir süredir özel hayatımın yoğunluğundan ve hazırdaki yazılarımın yayınlanması sürecinin bitmesinden dolayı yeni yazı giremiyordum. Bu döngüyü bu yazıyla bozarak tekrardan aktif bir blog olmaya başlayabiliriz. (Diye yazmıştım ama o arada birkaç yazı girmeyi başardım. Bu yazı geciktiği için böyle bir girişi oldu.)

Bu günkü yazımızda, sosyal karşılaşmaların mantığını ve DM’in bu karşılaşmalardaki yerini inceleyeceğiz. Sosyal karşılaşmalardan kastım, oyuncuların dövüşerek değil zeka, diplomasi, yetenek ya da benzeri yöntemlerle çözdüğü; karakter kağıtlarından ziyade diyaloğun önemli olduğu karşılaşmalardır. Bir ormanda yol bulmaya çalışmaktan kralı bir konuda ikna etmeye ya da bulmaca çözmekten tuzaktan kurtulmaya kadar bir çok sosyal karşılaşma olabilir.

Sosyal karşılaşmalarda oyuncuların yapabilecekleri, savaş karşılaşmalarının aksine sınırsızdır. Savaşlarda karakter özellikleriyle ya da savaş sisteminin izin verdiği kadarıyla sınırlı kalan seçenekler, sosyal karşılaşmalarda oyuncuların denemek istedikleri kadar çoğalır. Read the rest of this entry »


Geçmişten Bugüne D&D

by Erlik

Selam,
Aşağıdaki yazı, Konuşanzar dergisinin 9. Sayısında yayınlanacak olan yazıdır. Dergi gecikmeseydi şimdiye blogda da yayınlanacaktı ama dergi gecikti, ben koyuyorum. Koyduğum şekli, düzenlemeden geçmemiş halidir. Daha düzgün halini okumak isteyenler dergi çıktığında oradan okuyabilirler.

Read the rest of this entry »

Pages: 1 2 3 4


Fikir Fırtınası 1 – Düşündüğüm Bir Savaş Sistemi

by Erlik

Bu yazı, asıl olarak Gökçe Ozan Toptaş’a aklımdaki sistem fikrini anlatmak için yazılmış olup, RPG materyali hazırlama konusunda ilk fikirlerin ne şekilde toparlanacağına dair bir örnek olsun diye buraya konuyor.

GİRİŞ:

İlk olarak, bu temelde bir RPG sistemi değil. Bir savaş sistemi. Yani başka bir oyunun içine koymalık ya da güzel yanları alınıp olan oyunların savaşsal kısımlarına eklemelik. Tabi ki ekleneceği sistemden isteyeceği bazı mekanik gereksinimler olacak. Onlara da yeri geldiğinde değineceğim. Read the rest of this entry »


Theme by Ali Han | Copyright 2012 Rpcraft | Powered by WordPress